ASIM GÖZÜKARA asimgozukara@gmail.com

EBS GENEL BAŞKAN ADAYLARINA ÇAĞRI!

10 Temmuz 2015 Cuma 23:36

Eğitimciler birliği sendikası genel merkez seçim çalışmaları tüm hızıyla devam ediyor. Türkiye için de oldukça önemli gördüğüm Eğitim-Bir-Sen genel merkez yöneticileri ile ilgili yazılıp çizilenleri çok doğal karşılıyorum. Türkiye gibi önemli bir ülkenin, eğitim gibi hayati bir meselesinde, 300 Bin üyeye sahip bir sendikanın dümeninde kimin olacağını önemsememek yanlış olur.

Ancak yazılıp çizilenler ve yaşananların hangi eksende tartışıldığına bakmak gerekir.
Sakat bir perspektiften, sığ düşüncelerden, günübirlik sorunlara ilişkin açıklamalardan önemine yakışır bir umut çıkmak imkânsız.
Şimdilerde herkesin ağzına sakız ettiği moda değimle  “vizyon sahibi” genel merkez yöneticileri, hedef kitlesini eylemleri ve söylemleri ile ikna etmek zorundalar.

Bu iddia sıradan bir iddia olmanın ötesinde; insanlara umut ve heyecan veren bir iddia olmalı.

Sahip olunan vizyon, gösterilen ufuk ve taahhüt edilen geleceğe ilişkin hazırlığı olmayanların bu kadar önemli bir kurumun başında olmaları kendileri için ağr bir vebal, memleket için ise büyük bir felaket olur.

Rivayet olunur ki kendisine yapılan işkencelerden bunalan Habbab bin Eret bir gün Resulullah’a dayanacak gücü kalmadığını söyleyerek “Ya Resulullah, Allah’ın yardımı ne zaman?” diye sorar. Peygamberin hikmet dolu cevabı şöyle olur: “Sizden önceki ümmetler içerisinde öyleleri vardı ki, toprak kazılır, sonra bir demir testere getirilir, başının üstüne konurdu da, onları dinlerinden caydıra¬mazlardı. Demir taraklarla etleri taranır, kemiklerinden ayırt edilirdi de, onlar dininden yine vazgeçmezdi. Allah elbette bu davayı tamamlayacak ve bütün dinlerden üstün kılacaktır. Öyle ki, hayvanına binip San’a’dan Hadremut’a kadar tek başına giden bir kimse, Allah’tan başkasından korkmayacak, koyunları için de kurt saldırmasından başka bir şeyden endişe duymayacaktır. Fakat siz acele ediyorsunuz!”

Peki, genel başkanlığa talip olma cesareti gösteren Ahmet Özer ve Ali Yalçın’ın Hz. Muhammad’in işkenceden bunalan Habbab bin Eret’e verdiği cevaptan almaları gereken dersler ne?

  • İnsanları inandıkları doğruları savunmak ve yaşamaktan kaynaklanan sıkıntılarını kutsayın. Çünkü idealleri uğruna fedakârlık yapanlar, peygamber ve sahabelerin mirasçılarıdır. Sizin iş kolunuzda da bu şekilde çok insan var. İkinizin de yönetimde olduğu geçen dönem, bu manada verilmiş iyi bir sınav değildi. Geçen dönem, çığırtkanlıklarıyla dünyalık heveslerine nispeten ulaşanların üşüştüğü, bir menfaat örgütü görüntüsüne karşı davanın çilesini çekenlerin üzüntüyle seyrettikeri sendikal marifetlerimize karşı sesinizin yeterince yükselmediği bir dönem olarak kaldı aklımızda.
  • İlkeli insanlara değer verin ve yakınlık kurun. Çünkü onlar, konjonktüre göre duruş sergileyen menfaatçi ve maslahatçılar değil, zor günün dostudur. Onlar ne pahasına olursa olsun doğruyu söylerler. Etrafınızda, Ebu Zerr gibi muhalif ruhludurlar, ancak muhalefetini nefsani beklentiler için değil, Allah rızası için yaparlar.
  • İnsanlara umut verin. Bu umut kendi şahısları ile ilgili kişisel vaatler değil, Resullullah’ın Habbab’a çizdiği gibi hakkın hâkimiyeti, toplumun huzur ve barışı ile ilgili umut olsun. Bunu da boş vaatlerle değil somut projelerle ortaya koyun.
  • Ufuk çizin. Düşünceleriniz, davranışlarınız, kurduğunuz cümleler, özel hayatınız ve insanlarla ilişkileriniz sıradan değil insanlara umut verecek cinsten olsun. Eğer buna kendiniz inanır ve onu gereğince yaşarsanız, insanlar da inanır ve sizden desteğini esirgemezler. İşte o zaman Allah da yardımını esirgemez ve sizin elinizle hakkı hâkim kılar.
YORUMUNUZU YAZIN ...
Farklı olanı seçin:
# # # # # #