Son Eklenen Haberler

ŞEKERCİ: EVLÂD-I OSMANLI EMİN SARAÇ HOCA’NIN ARDINDAN

Türk-İslam dünyasının saygıdeğer şahsiyeti Muhammed Emin Saraç, Cuma akşamı hayatını kaybetti. EBS İstanbul 6 nolu şube başkanı İdris Şekerci Emin Saraç hocanın vefatının ardından kaleme aldığı yazıda ''Evet, her nefis için mukadder olan ölüm, Muhammed emin Saraç Hoca’yı da insanlığın imtihanı kovid vesilesiyle aramızdan  söküp aldı.Lakin o, gök kubbede hoş bir sada bırakarak vuslata erdi ve sadakayı cariye olacak bir miras bırakarak ömrünü tamamladı. Rabbim vuslatını mübarek eylesin.'' dedi.
22 Şubat 2021 13:04

İşte ŞEKERCİ'nin kaleme aldığı o yazı:

Eğitimci olmak için formel anlamda öğretmen olmaya ne kadar gerek var bilmiyorum.Bildiğim bir şey varsa talep edeni, sahip olunan ilmin de  bir zekatı olarak bilgi ile buluşturmaktır eğitimci olmak.

Kimi adanmış insanlar vardır bilgiye susamış yüreklere dokunan.Nurettin Topçu’nun “Kırk yıl boyunca öğretmenlik yaptım. Okula, mabede gider gibi gittim.Hiç bir derse abdestsiz girmedim.”  sözü adanmış bir muallim olmanın keyfiyetini izah etmeye vesile olabilir belki. Bazı adamlar da vardır mabedi ilmin tedris edildiği medreseye, bir okula dönüştürür.Emin Saraç Hoca'da böyle birisidir.

M.Emin Saraç Hoca  yıllarca Fatih Camiini ilme susamış gençlerin kana kana susuzluklarını gidereceği bir okula dönüştürmüştü. Kimine “ Bu Kur’an insanlara bir açıklama, takva sahipleri için de bir yol gösterici ve öğüttür.”   hakikatinin sırrına mazhar olabilmek için Tefsir ilmini, kimine o ilahi kelamın taşıyıcısı ve “İçinizden Allah’ın lütfuna ve ahiret gününe umut bağlayanlar, Allah’ı çokça ananlar için hiç şüphe yok ki, Resululullah’ta güzel bir örneklik vardır.” ayetinin adresi Hz. Peygamber’den gelen  sözlerin ilmine vakıf olmalarına vesile Hadis ilmini, kimine ise o kutlu elçinin hayatını sadra şifa bir dil ile telif edilen Şifa-ı Şerif derslerini öğreten, adanmış bir öğretmen olarak yüzlerce öğrencinin yetiştiren bir alimdir O.

Biz, “Alimin ölümü alemin ölümü gibidir.” sözünün anlamını müdrik bir kalpler için Emin Saraç Hoca’nın vefatının neye tekabül ettiğini tekrar edecek değiliz elbet. Lakin dünya sürgününü tamamlamış, İslama vakfedilmiş bir hayatın şahitleri olarak hissiyatımızı paylaşmaktır meramımız.  YÖK Başkanı Yekta Saraç’ın da babası olan Hoca’nın vefatı üzerine; “Ömrünün her safhasında rızayı ilahi için gösterdiği büyük gayretlere şahitlik ettiğimiz çok kıymetli İslam alimi..”  diyerek hissiyatını paylaşıyordu Cumhurbaşkanı Erdoğan. Aynı zamanda, Sayın Cumhurbaşkanı’nın, bir çok defa konuşmalrında ifade ettiği, CHP’nin geçmişine dair aktardığı o karanlık günleri yaşamış bi alimdir Muhammed Emin Saraç Hoca.

Babası çocuklarına Kur’an öğrettiği için hapis cezası alan birinin evladı olan Emin Saraç Hoca;

“Çocukluğumda bizim Kur’an okumamız yasaktı. Babam da dedem de bu yüzden hapse girmişti. O imtihanlardan geçtik. Şimdi ise Allah bizi aydınlığa çıkardı. Artık ülkemizde Kur’an-ı Kerim okuyan bir Cumhurbaşkanımız var.”

 sözleriyle bir taraftan o günlere dair şahitliğini aktarırken diğer taraftan yaşadığımız günleri bir şükür vesilesi olarak izah ediyordu.

Sözün başında ifade etmiştik ya hani; “eğitimci olamk için illa da öğretmen olmak gerekir mi?” diye..İşte, Emin Saraç Hocahiç bir zaman  ilmi akedemik unvan ya da titrlerde arayan bir hayata özenmedi. Lakin akademisyen, imam hatip, müftü, davet ve irşat erbabı yüzlerce kişiyi yetişti rahleyi tedrisinde.

Ezher diplomasının yurda döndüğünde geçerli olmayacağını bile bile 9 yıl kaldı Mısır’da. Emin Saraç Hoca, babası ve dedesini de  mahkum edenlerin gadrine uğrayarak memleketini terk etmek zorunda kalan, bu toprakların öz evladı, Osmanlı’nın son Şeyhul İslamı Mustafa Sabri Efendi gibi daha bir çok  mümtaz şahsiyetten ders aldı Kahire’de.Kendisinin bir mülakatta aktardığına göre, Emin Saraç Hoca, Mısır’da  ilim tahsil ettiği hocaların nazarında hep “Osmanlı Devleti’nin çocuğu” olarak görülmüştür.

Emin Saraç Hoca'nın rahmeti Rahmana kavuştuğu gün-özel bir etkinlik olarak-  İnsan ve Medeniyet Hareketi tarafından tertit edilen, bir grup arkadaşa, hayatını ve tecrübelerini paylaştığı “İnsanımı Dinliyorum” programında, 12 Eylül öncesi gençlik hareketi Akıncılar’ın da  liderliğini yapmış bir değerli büyüğümüz olarak dinlediğimiz Mehmet Güney Abi’ye, vefat haberi verildiğinde, nutkunun tutulması ve kelimelerin boğazına düğümlendiği o anlar, Emin Saraç Hoca’nın  kaybına olan hissiyatın dışa vurumuydu adeta.

Evet, her nefis için mukadder olan ölüm, Muhammed emin Saraç Hoca’yı da insanlığın imtihanı kovid vesilesiyle aramızdan  söküp aldı.Lakin o, gök kubbede hoş bir sada bırakarak vuslata erdi ve sadakayı cariye olacak bir miras bırakarak ömrünü tamamladı. Rabbim vuslatını mübarek eylesin.

İdris Şekerci

EBS  İstanbul 6 Şube Başkanı

SENDİKA BÜLTENİ

ASGARİ ÜCRETLİ SAYFASINI